yazara ait eserler: İsmet Özel

Acının Omuzlanışı, İsmet Özel

Kadını bir gürültüye sapladılar. Evler tıkırtıydı, tıkırtıydı, tıkırtı kahkahamın düşürdüğü çiçekleri bulamadılar fırtınalı bir geceydi çünkü bulamadılar bombalar, bö sesleri, savaş alaborası… Yaşamak bir tıkırtıydı, aldırmadılar. Çocukların düşlerinde bir Markut bir kurbağa zıplıyor yaşamamızdan her gün zıplıyor, her gün eksiliyor,… tamamını oku »

Akdeniz’in Ufka Doğru Mora Çalan Mavisi, İsmet Özel

Yaz günleri beni hatırlamıyor. Salgılı bir hayvanla bitişiyorum yaz yaklaşınca yayılıyorum ortasına sevgili tüylerimin geniş uykulardayım, muazzam uykularda yılların zulmünden haberim yok ne de süzgün taşralı kızlar korosundan geçiyor hazza yatkın dudaklarıyla gece canımın ilmekleri arasından. Beni artık kimseler arayıp… tamamını oku »

Akla Karşı Tezler, İsmet Özel

1. Gecenin üçüdür en uygun zaman, bahse girerim düşünün: sabah çok yakın oysa ışıltı yok ortalıkta nerdeyse gece bitmiş ama sürmekte karanlık henüz uyanmış bazıları henüz uyumamış bazıları bazıları uyanmış uykusuna doymadan bazıları uykusuna varmadan doymuş görüyorsunuz ilm-i hilâf ü… tamamını oku »

Altıncı Bap: İns-ü Cin, İsmet Özel

Cinlerin Hüsnü Yusuf’u kaçırmaları Elbet el altından bir desiseydi Bir insanı Yusuf’u yabancısı olduğu bir ufka taşıdılar. Yine de cinlerin insan ufkunu İnsanlık ortamını yıkmaya yanaştıkları söylenemez. Fakat ne yaptı buna mukabil insanlar? Cinlere sezdirmeden kimi bölgelerini onların Çaldılar önce… tamamını oku »

Amentü, İsmet Özel

İnsan eşref-i mahlûkattır, derdi babam bu sözün sözler içinde bir yeri vardı ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman bu söz asıl anlamını kavradı geçti çıvgınların, çıbanların, reklâmların arasından geçti tarih denilen tamahkâr tüccarı kararmış rakamların yarıklarından sızarak bu… tamamını oku »

Ataol Behramoğlu’na 12. Mektup, İsmet Özel

Tarihsiz* Ataol Kardeşim, Gece taaruzundan dönüyorduk. İçinde bulunduğumuz REO hızla alaya doğru ilerliyordu. Yol bitmek bilmiyordu. Yirmi kadar adam, soğuğun ve açlığın etkisiyle büzülmüş uyukluyordu. Herkes vardığı yerde sıcak yemek ve yatak bulamıyacağını biliyordu. Umutsuzluk çökmüştü. Gün yorgunlukla geçmişti ve… tamamını oku »

Aynı Adam, İsmet Özel

Tozludur saçlarım, saçlarımdan devrilmiş sarayların dumanları savrulur yüzüm yanıktır yüreğime bir karanfil sokuludur ve partizanca darbelerin dünyaya ilen şavkı benim göğsüme göğsüme vurup durur. Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum bahar da sürgülenir içime katranlar da hem koşarak yarattığım sevgiler vardır… tamamını oku »

Bakır Tenli Yapraklar, İsmet Özel

Bak, ölüm güzü kıskanıyor şimdi ıssızdır onun sevimli kedisi ve herkes onun el değmedik yerleri olduğunu sanıyor, uzayor defterine uğrayan kan lekesi senin kuşların olurdu mevsimi yolculuklara çağıran içli taşra kızların, gizemli eviçleri kapıların olurdu korkudan çok denizlere açılan o… tamamını oku »

Bakmaklar, İsmet Özel

Donyağından yapılmış sabunların ürkütüp sindirdiği gözlerim vardı -ağır- ağır yani çoraplı ve sürgün doğmanın taşınmaz kıldığı. Ben şenlikçisiydim pıhtı kanın keten helvacılardan, bileycilerden rugan çizme giyilen çağlardan geçerdim barutun ve susamanın güzelliğiyle tek yatmanın akmayan yüzüyle geçerdim. Oraya, göğsüme iliklediğim… tamamını oku »

Beşinci Bap: Dönüş, İsmet Özel

Bütün sevişenlerin zor dakikaları vardır Hepsinin o zamanlarda benzeşir davranışları Hüsnü Yusuf Aldı Şivekârını karşısına Ellerini tuttu Ayırmadan gözlerinden gözlerini Önce derin bir iç geçirdi Konuşmaya başladı sonra: “İkimiz o bir kalarak en özel yeri” “Yaratılmışlar arasında” “Ne kadar hakkıyla… tamamını oku »

Bir Ağrı Yakıldıkça Sevilmeli, İsmet Özel

Gecenin dürüstlüğünden herkes kuşkulanır korkulur o kuş yüklü iniltilerden ve mor ağzını gecenin kumuna batıran ben çağdaş serüvenler adına bütün fotoğraflarını yakan yakan ve bekleyen. Çarpar yüzü bir çocuğun mezarlara yine de ağartamaz tanımını gecenin. Ezgisiz ama esnaf bakışlarıyla soyunan… tamamını oku »

Bir Devrimcinin Armonikası, İsmet Özel

Binlerce, binlerce çocuk koşarak dokumuş benim kumaşımı hançeremde bu şehrin o geçimsiz mushafı vardım dayandım parmaklığına o büyük hesapların. Hazırım ey kalaycı çırakları ve güğümcüler ey rakı sürülmüş yaralarım. Ey rakı sürülmüş yaralarım gövdeleşin kırçıl acılarım benim gök de bir… tamamını oku »

Birinci Bap: Şivekârın Çıktığıdır, İsmet Özel

Ey sökülmüş cep! ey ıslak yorgan! Ey bulduğu her bahaneyle çıngar çıkaran! Yardım et! Yardım et! Bana ilah mahvedecek bir uzuv lazım. Gel çabuk Beni üzüntünün koynunda beklet Orada tohum serpecek kadar Bana zaman tanı. Ve konuş Varsa eğer yazgımızın… tamamını oku »

Çağdaş Bir Ürperti, İsmet Özel

Anarak buruşuk memelerini bezgin günlerin geçiyordum hüznün arkalarından döşümde şehrin ahengini bozan ay resimleri ve geceyi korkutarak durduran tasarımlar. Geçtim kara yağlar sürünerek kara yağlar sürünerek büyüdüm câni bir kadınla yattım ve beynim kırık bir suyun yüzünde yorgun yürüdüm. Ki… tamamını oku »

Cellâdıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar, İsmet Özel

Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında. Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar ben yaşarken koptu tufan ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kâinat her şeyi gördüm içim rahat gök yarıldı, çamura can verildi linç edilmem için artık bütün deliller… tamamını oku »

Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü, İsmet Özel

Yaşamaktan öte özür bulamayınca aşka sonuçları bir bir gözden geçiriyorum pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can madenlerin buharından elde edilen büyü bazı yasak kitapların verdiği dinç duygular nelerse ki yaşamak sözünü âsi kılan nelerse ki lekesiz, umutlu ve budala. Denedim. Soğuk… tamamını oku »

Davun, İsmet Özel

Uç benim boynumun soytarısı kirle her cemreyi bana doğru olan unuttum güçbela soluyan perdeleri dudaklarımı ısırdıkça kabaran akşam unuttum onu da. Zaten bir tanım değil midir tavsayan düşüp kalkmalara hüznün hacanası diye bildiğim akşam bir tanım değil midir o kıyısız… tamamını oku »

Démangeaison, İsmet Özel

Hayatsız kalmıştım. Birden Dürin Chopin’in yedi numaralı valsiyle balkonda belirdi cildi çürüyen İstanbul’un üstünden korkulu göz sonbahar üssüne çöktü. Süsünden öldü şehir hüznünden oldu. Bir de o gün Şevki bey biraz çekil kardeşim demesin mi Chopin’e ravii meçhul ama inanmak… tamamını oku »

Dördüncü Bap: Bir Yusuf, Bir Şivekâr, İsmet Özel

Şivekâr buldu Kendi arayışında bir karşılık bulunduğunu. Ya Yusuf? Peki, Hüsnü Yusuf bulunmak istiyor muydu? Harikulade bir bahçede Cinlerin arasında geçmişti günleri Öğrenmişti cinlerden yüzlerce hüner İnsanlar arasında kalsaydı eğer Hükmetmek ve itaat etmekten başka bir alanda Yusuf’a rahat vermezdi… tamamını oku »

Esenlik Bildirisi, İsmet Özel

Bir şehrin urgan satılan çarşıları kenevir kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa o şehirden öcalmanın vakti gelmiş demektir. Duygular paketlenmiş, tercime elverişli gövdede gökyüzünü kışkırtan şiir sahtedir gazeteler tutuklamış dünya kelimesini o dünyadan, o şiirden… tamamını oku »

Evet, İsyan, İsmet Özel

Demirden sağnaklar altında uyur sevdiğim göğsünde hazin ayak izleri eski Şubatların onu yaralar kıpırdatıyor ve o sertelmektedir yaralardan kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri saçları bukleli bir çocuğu öperek uyandıran içimize güneşler bırakan nal sesleri. Keserle yontulmuş bir ağzı var sabahın varınca… tamamını oku »

Gececil Kuşların Ürkmediği Aydınlık, İsmet Özel

Günlerimize o ilkel sesleri karışır ya gemileri annelerinden çok seven çocukların bir adam gelir ya devinen bir sancıdır artık gelir eski günlerden ve uzar sanki uzar ırzına geçilmiş bir kahramanlık. Sinsi gülüşlerimizdir şimdi pis bir suda yıkanan korkulardır katar katar… tamamını oku »

Geceleyin Bir Korku, İsmet Özel

Hırlıyım, böylece büyüyor baldırlarım ve boynumun öpülen yeri iri bir kuş kendini ağartıyor koltukaltlarımda geceyi hor görüyorum, böylece gecenin bütün itliğini irkilip terliyerek bir erkek sesi olarak yatağımda tanrım, Pekos Bil’im gözet beni. Beni çünkü buram ağrır, bacaklarımı hor görürüm… tamamını oku »

Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel

Külden bir ağzım vardı mermilerden önce çanların saçlarıma değdiği yerde ulurdu Mori, bakırcı çarşısı, incitepe ağzımın üniformasına sokulurdu. Bir çocuğun ağrıyan gülüşü vardı mermilerden önce. Onu gizlice öperdim. Onu sürüngen yumurtaları ve mezarlarla birbirine açılan karanlık mağaralarla öperdim. Öyle sessiz,… tamamını oku »

“İçimden Şu Zalim Şüpheyi Kaldır Ya Sen Gel Ya Beni Oraya Aldır”, İsmet Özel

Ağzının bir kıvrımından cesaret bularak ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar kalmışsa birkaç ısrar ölümle yarışacak onların yardımıyla dünyamıza acıdım. Dünya. Çıplak omuzlar üstünde duran. Herkes alışkın dölyatağı borsalarla ağulanmış bir dünyaya. Benimse dar çünkü… tamamını oku »

İkinci Bap: Yusuf’un Kaçırılışıdır, İsmet Özel

Tohumu, Anasının rahmine Bir ilkbahar gecesi düşmüş. Baharmış. Dışarda rüzgar. Dışarda dallarda, bulutlarda Toprakta delimsirek çırpınışlar. Bir yanda hışır hışır emeniyor börtü böcek İrili ufaklı bütün kuşlar Suskun buldukları korunakta Öte yanda tabiat Bir kadınla bir erkeğin yatakta Terli telaşıyla… tamamını oku »

Ils Sont Eux, İsmet Özel

Ağır ceza reisi duruşmaya girerken safir bir göz yapışıyor kırmızı yakasına kırmızı yakaları var yargıç cübbelerinin Fransız ihtilâlinden kalma. Burslu okuduğu yıllardan kalma ceza reisinin garip bir tarafı var kaşlarını çatınca bir çocukluk dolduruyor yüzünü ürkünç bir uğursuzluk gülümsediği sıra. Garip… tamamını oku »

İnce Sızı, İsmet Özel

Var mıdır nalçaları sevincin gün tene değince kanatları uzar mı derin bir secde gibi rüzgâra aşılanmak dostları düşünmenin çarpıntısından mı Yokum arkadaş düşünmekle varılan tada hayata yalnızca kafanı banmak gövdende namusluca güdebilmek sevinci elbet burkulup kalmaktan iyi. Kara gözlerimde uğuldayan… tamamını oku »

İsmet Özel İle Mülakat, Murat Menteş

sayfa sonuna git Ömrünüzü şiire verdiniz. Nasıl başladı bu macera? Şiirde karar kılmam, lise son sınıfa rastlar. Ben liseyi bitiremeden bir sene bekledim. O bekleyiş sırasında sosyalist oldum, şair olmaya karar verdim… Nasıl? Emre adlı bir arkadaşımla yaz aylarında cebir… tamamını oku »

Jazz, İsmet Özel

Bu vapuru kaçırırsam beni belki de cinnet basar belki kanser olurum bu yıl sınıfta kalırsam nöbette uyursam eğer kitaplarımı yakarlar etimde şîrpençe çıkar bu kızı alamazsam bu işi bitiremezsem şehirden beni kovarlar izin kâğıdım yanar konuşacak olursam bu senet bankalar… tamamını oku »

Kaçış, İsmet Özel

Serin karanlığıma bir çingene düşerdi gökyüzünde birikirdi hazineleri kışın dağların dağlarda birikirdi gölgeleri ürkütülmüş gölgeler kapımda çoğaldıkça yüreğime o tedirgin çocuklar da düşerdi kar yürürdü gözlerime tüyden ayaklarıyla kar yürürdü çünkü kar o temiz eldiveni gökyüzünün tüfengimin ıssızlığını büyütürdü bir… tamamını oku »

Kaçmak İsterken Vuruldu, İsmet Özel

Gök gürledi Canı sarsılmadı şimşek çakışından Ve yağışlar dilinden döküleni epritemedi Sert esen poyrazın dayattığı siliklik Ağustos sıcağı gerekçesiyle pelteleşme Dilsizlik sağırlık çolaklık körlük Mızrak değdiremediler güzelim gövdesine Değiştirilsin aniden coğrafya dersinde konu Kaçmak isterken vuruldu. Burukluk enginine düşsek kalfadır… tamamını oku »

Kalk, Düğüne Gidelim*, İsmet Özel

Sarardın üzüntüden, üç gün ağladın baktım gözlerine sıçramış halkın gözleri incesin bardakta bir karanfile benzemiyor inceliğin serçeler sekmiyor hayır, dudaklarında ham demirden bir çanakta dövülmüş otlar olur ısınmış taşlar olur yazları geceleyin sazlar kanımda Çiçek Dağı’nı vurur doldurur öylece göz… tamamını oku »

Kan Kalesi, İsmet Özel

Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde ey kanıma çakıllar karıştıran isyan saçlarıma bin küsür yalnızlığı takıp girdiğim şehre insan varlığımızdan tuhaf tohumlar bıraksam günü geçmiş bir gazete, toprak bir çanak bir daha gelmem belki diye bir not bakır maşrapanın yanında… tamamını oku »

Kanla Kirlenmiş Evrak, İsmet Özel

Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında. Aşklarım, inançlarım işgal altındadır tabutumun üstünde zar atıyorlar cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır toprağa sokulduğum zaman çapa vuran adamlar denize yaklaşınca kumlar ve çakıltaşları geçmiş günlerimi aşağılamaktadır. Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında. Ve rüzgar buruşturuyor polis… tamamını oku »

Karlı Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak, İsmet Özel

Benim adım insanların hizasına yazılmıştır. Her gün yepyeni rüyalarla ödenebilen bir ceza bu. Keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olmasaydım ölüm ve acılar çatsaydı beni düşüncem yapma çiçekler kadar gösterişli ve parlak sözlerim ihanete varacak doğrulukta olsaydı. Anmaya gücüm yetseydi de… tamamını oku »

Karoon, İsmet Özel

Ne gümüş bir çocukluk ölümün mavi cinleri uykusunda bıraktığı saçlarındaki yangın o balçıkla beslenen saçlarındaki yangın ona doğru uzanınca akşamın kanlı eli sönmüş ateşlerini öptü tapınağımın ona cinleri sığındıran ay korkusudur ne gümüş bir çocukluk ölüler gibi sağlam ölüler gibi… tamamını oku »

Kış, İsmet Özel

“Kış geldi” kar yağdı, Her yere soğuk saldı. İki taraf olsak, Kar topu oynasak. Yaz gitti, güz gitti, Yine geldi kış baba. Kış, İsmet Özel – Şiir Kaynak: Erbain, İsmet Özel, Tiyo Yayınları Gönderen: Samet Altun, (28.07.17, 04.52) Seslendiren: İsmet Özel < önceki eser … tamamını oku »

Kısa Pantolon, Paslı Çakı, Dizde Kabuk Bağlamış Yara*, İsmet Özel

Nazlan Sitem et Kırıl bana Beni geç vakit Tek başıma suya yolla bahçede yüzünü öteye çevir Güle hayret ediyormuş gibi yap Gülümseyerek konuş da başkalarıyla Somurt avluda sadece ikimiz kalınca Kızıp en sevecen adımlarla üst kata çık En sevdiğim çiçeğin… tamamını oku »

Kötü Şiirler, İsmet Özel

1. Senin çağıltın evlâdım sen denizi düşününce uğuldayan sokaklar açık renk bir elbiseye yakışan alnın sabah şehre henüz kamyonlar girerken bir kadın kıvranışını hatırlayıp kuduran ve zaten bu terli, bu tozlanan bulutlar altında bile saklı bir yerlerinde bir şeyler parıldatan… tamamını oku »

Kuşun Ölümü, İsmet Özel

Kuş damdan düşünce sarışın bir yürüyüşüdür artık ölümün bir yağmurdur açılan kuraklığa bir yağmurdur kulübesi nisandan ve onun ayaklarına dolanan o gökyüzü kansız yüzleridir diri kuşların kuş düşünce damdan kuş düşünce damdan kızlar saçlarıyla ölümü düşünürler uzun bacaklı tanrılar koşuşur… tamamını oku »

Mataramda Tuzlu Su, İsmet Özel

West Indies, Kızıl Elma, İtaki, Maçin! Uzun yola çıkmaya hüküm giydim. Beyazların yöresinde nasibim kalmadı yerlilerin topraklarına karşı suç işledim zorbaların arasında tehlikeli bir nifak uyrukların içinde uygunsuz biriyim vahşetim beni baygın meyvaların lezzetinden kopardı kendime dünyada bir acı kök… tamamını oku »

Mazot, İsmet Özel

Ağlamadan dillerim dolaşmadan yumruğum çözülmeden gecenin karşısında şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı üzerime yüreğimden başka muska takmadan konuşmak istiyorum. Şehre neden esmer ve dölek yüzümle döndüm dağlardan kar vakti tarlaları kımıldatan soluğum niyedir sarmalasın vites dişlilerini defneler, nakışlar yok alnımda neden.… tamamını oku »

Münacaat, İsmet Özel

Bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı ölmedim genç olarak, ölmedim beni leylak büklümlerinin içten ve dışardan sarmaladığı günlerde bir zamandı heves ettim gölgemi enginde yatan o berrak sayfada gezindirsem diye ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende. Vakti vardıysa… tamamını oku »

Naat, İsmet Özel

Dinleyin ey vakti duymak doruğuna varanlar Falları grafiklerde bakılanlar siz de işitin.. Külden martı doğuran odalıklar Ve kahyalar Kara pıhtılarıyla damgalanmış veznelerde dili Şehvetsiz çilingirler, yaltak çerçiler Celepler ki sıvışık, natırlar ki nadan Ey hayat rengini sazendelik sanan Yırtlaz kalabalık!… tamamını oku »

O Bağımsız Dağların, İsmet Özel

Bendim benim gölgelerimdi yaklaşan dağlara ayaklarını satan ve bakır kazanlardan taşarken roma yorgun bir karanlığa ileten kendini o acı çığlıkları güzle ağartan ben ki sesimle coşturup al binitimi bir koşu yetişirdim o çılgın yaza o zaman roma’ya tutuşurdu tanrılar çocuklara… tamamını oku »

Of Not Being A Jew, İsmet Özel

İniyorum kulelerinden katil iniyorum maktul minarelerden taraçadan, bahçeden ilk tanıyı bulanların indikleri her yerden ilk tanıyı bulandıran bir vaşakla birlikte değdikçe ayaklarım merdiven alçalıyor açılıyor leşlerin, atmıkların cesurane canlıların korka korka uzandıkları zemin ağzımda kef iki gözlerimde mil iniyorum kulelerinden… tamamını oku »

Ölü Asker İçin İlk Türkü, İsmet Özel

Bulutları kovan hırçınım benim, büyücüm doğrudur gebe kaldığım coşkun bir akarsudan bir bıçak alnıma çizer o homurtuyu ağırdan altın haykırışlarla kuşlar uçup gelir üstümüze gelip geceyi biriktirirler üstümüze ben ki otobüslerde sarışın sanmışım kendimi uzun zaman uzun zaman terli bir… tamamını oku »

Ölüm Kere Ölüm / Ölüm Kare, İsmet Özel

İsa Golgota’ya çıkarken tökezlemeden önce Önü sıra sendeleyip ayağı burkulan bendim Yâr idim dulda saydı beni açmak isteyen gonca Dert oldum Hira’ya beni teskine geldi Efendim İlk ben üşüdüm sonradır Tur-i Sina’daki sağnak Dağa çıktım, kurdu geberttim beni korkuttu keme… tamamını oku »

Partizan, İsmet Özel

Gırtlağımda bir harf büyüyor buna dayanacağım dişlerim kamaşıyor yıldızlardan buna da. Kabaran bir çarpıntı oluyor şehir. Artık yırtarak açtığımız zarflarda ne kargış, ne infilâk yalnız koynunda çaresiz, çıplak isyan işaretleri taşıyan bir ergen cesedi. Kabaran bir çarpıntı oluyor şehir uyusam… tamamını oku »

Sabah Ayartması, İsmet Özel

Bağrı çok savruk da olsa sabah günün en çıplak vaktidir günün en çıplak kuşları gezinir orda ve ilkin loş bir yürek çarpıntısıyla uyur göğsümün bedenimin çaşıtları bütün çaşıtları uyutur sabah kuşların, kuşların uçuşlarını da. Sabah ki aklını çeler bir kuzgunun… tamamını oku »

Savaş Bitti, İsmet Özel

var mı bilen başıma seni saranlar arasında adını mantık mı diyorlar idrak mısın hafıza mı sahici bir şeysen eğer söyle bakalım neydi sevgilinin koynuma kaçtığı tarih yıllardan hangisiydi hangi mevsimdeydik ayın kaçıydı koynummuş madem sevgilinin göz diktiği yer kaçmak için… tamamını oku »

Sebeb-i Telif, İsmet Özel

Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız yaprakla yağmurun aşkı meselâ kim olsa serpilen coşturuyor bizi imreniyoruz başkalarının mahvına. Yağmur mahvoluyor çarparak kendini parçalıyor mâşukunun açılan kıvrımında yaprak dirimle irkiliyor nazlı ve mağrur silkiniyor vuran her damlayla. Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız bakıp başkasının… tamamını oku »

Seni Olan Yenilgi, İsmet Özel

Senin karanlığına kanat vuran yarasalar başka bir göğe germişler kendilerini yürekli savaşçılar olmuşlar gemilerini yakmışlar ve silâhlarını bilerken kanlarına yansımış gece senin sularına inen yırtıcılar ve piçler yani aşk çocukları yanan gemilerin suya yankısı oluyorlarmış yaşlı büyücüler söylediler çingene çocukların… tamamını oku »

Sevgilim Hayat, İsmet Özel

Yüzüme bak ve yüzümü hırpala yüzümü değiştir, dağlı bir anlatım bırak sen her hafta oğlunu leğende yıkayan hayat yaban, diri memelerinden ısırmak dudaklarındaki tuzu dudaklarıma almak için çok oldu tepelere vurdum kendimi bulutlara karıştım ve karanlık kahvelerde tıraşı uzamış adamlardan… tamamını oku »

Sevgilime Bir Kefen, İsmet Özel

Alçak sesle uçuyor üzerimden saçları kına yakılmış bir kadının mihrâbı bu gövermiş güz günleri çıldırtır çileden ve kitaplardan çıkartır insanı urlar, karınca cesetleri titreyişlerle örtülür üstüm merak bir devrimcinin hazırlığıdır ve alçacık bir sesle uçar üzerimden kanser, begonya, ölüm. Beyaz… tamamını oku »

Sevgilime İftira, İsmet Özel

Dudaklarından kalkarken boynun kurcalar beni bir yanımı kara çıbanlara saldılar, ıslak bir yanım hiç aymamıştır, gümeçlerde saklıdır ondan ki nefret içinde omzunu okşuyorum ama şimdi bana gerçekten zor gelen şey bir grevin çocuklara kazınmış izlerini hatırlamak sözlerimi etime bastırıyorum içimde… tamamını oku »

Üçüncü Bap: Şivekâr’ın Yolculuğudur, İsmet Özel

Eskiler iz sürerdi. Biz muttasıl arıyoruz yeni insanlar. Arıyoruz âlemin iç yüzünden zihnimize Yansıyan bir tasarımla gerçeği. Şivekâr bizden biri Yola çıktı yolu bilmeden Arıyor bir hedef gözüne kestirmeden Aradığı ne sevgili, ne efendi, ne sultan Özünü harekete geçiren onun… tamamını oku »

Surat Asmak Hakkımız, İsmet Özel

İyi bir sonuç iyi bir başlangıcın ürünü müdür? Kendimize hayvanlar dünyasını örnek alırsak iyi bir sonuç elde etmek için iyi bir başlangıç yapmamız lazım diye düşünebiliriz. Balıklar kötü başlıyorlar hayata. Çok yumurtluyorlar, çabuk çoğalıyorlar ama aynı çabuklukta telef olabiliyorlar. Buna… tamamını oku »

Tahrik, İsmet Özel

Bırakın ince kavak seslerini şehrin içinde paralar yaşlı kızların koynunda yatarken bırakın köprülerin üstüne yağmur ve basma perdelerden lânet bize. Şaşılacak bir dünyada yaşamaktı; öğrendik şimdi külçeler yüklüyüz şaşılacak bir biçimde külçeler yüklüyüz ve çıkmak istiyoruz yokuşu Sokaklar gittikçe katı… tamamını oku »

Tüfenk, İsmet Özel

Çocuk e harfine yaslanmış uyuyordu sonra saçlarımız kapandı, denklerimiz bağlandı sonra boyuna ateşler söndü dağlarda bir yıldız boyuna söndü durdu çocuk insan seslerine yaslanmış uyuyordu o zaman ben atlıydım işte saçlarımda geceler morarırdı yorgun olamazdım çok uzaklardaydı yurdum çünkü boyuna… tamamını oku »

Üç Firenk Havası, İsmet Özel

1. Capriccio Ölüm Gülünç bir ölümle öldü deniyor Max Stirner için çünkü mahvına sebep nihayet bir sinektir ama Fanya Kaplan nasıl öldü diye sorsak sanırım işimiz fazlasıyla ciddileşir. Bize ne başkasının ölümünden demeyiz çünkü başka insanların ölümü en gizli mesleğidir hepimizin… tamamını oku »

Waterloo’da Bir Dişi Kedi, İsmet Özel

O silik aynalarda şaşırdığım pis yüzüm daha çok insanlara benzeyen ve onlara hırçın çalgılar ansıtan yüzüm. Uykularım upuzun bir geçmişi yaktıkça ve o külle yıkandıkça ben durmadan utançla oğuşturduğum yüzüm. Zengin dul dişi bir kedi seviyor ya kucağında belki bu… tamamını oku »

Yağmurun Kapıları Karanlık, İsmet Özel

Gençkızlıkla yarışan güvercin kanatları denize uygun adımlarla ilerler artık. Deniz aynı denizdir göz açtırmaz taylara, aynı denizdir lekeleri silinmez. Artık senin tüylerin sabahı diri kılar, uykuma kamalar uzatır senin tüylerin. Ve o ayakları dayanıklı serçeler ezgilerimin son mızraklarıdır. Bitmeyen sığınağıdır… tamamını oku »

Yaşamak Umrumdadır, İsmet Özel

Sabah şairin üstüne saldırıyor yaşamaktan bir güneşle kaplanıyor onun kalbi onun kalbi topraktan sıyrılıyor aşk dahi sıyrılıyor topraktan gözlerini tanıyorsunuz: çaylak sürüleri beyni: aç kuşlardan bir ambar. Bir kıyısına ilişmiyor dünyanın Allah’ın ve devletin dibinde insanlar onu barutla karıştırıyor ve… tamamını oku »

Yaşıyor, Yani Savaşıyor Olmak, İsmet Özel

Dünyaya gelmek, bir saldırıya uğramaktır. Doğan bebek, havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. Soğuk saldırır bize, sıcak saldırır. Açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarını savuşturma yoluyla yaşarız, hayatta kalırız. Yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir. Bir gün son nefesimizi… tamamını oku »

Yedinci Bap: Suyun Sızladığıdır, İsmet Özel

Sızıyı gideren su. Suyun sızladığını kimseler bilmez. Yedinci Bap: Suyun Sızladığıdır, İsmet Özel – Şiir Kaynak: Bir Yusuf Masalı, İsmet Özel, Şule Yayınları Gönderen: Samet Altun, (06.05.18, 23.46) Seslendiren: İsmet Özel < önceki eser  •  rastgele  •  sonraki eser > [… tamamını oku »

Yıkılma Sakın, İsmet Özel

Sana durlanmış kelimeler getireceğim pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler kelimeler, bazıları tüyden bazısı demir seni çünkü dik tutacak bilirim kabzenin, çekicin ve divitin tutulduğu yerden parlayan şiir. Zorlu bir kış geçirdim, seninki gibi neftî acıktım, bitlendim, bir yerlerim sancıdı sökmedi… tamamını oku »

Yıldızların Uzaklığına Övgü, İsmet Özel

Kargaşa. Anılacak günlerim olmadı mı benim? Ayaklarımın korkusuzca çiçeklendiği, silâhıma yapışıp sabahın serinliğini beklediğim, kuzey gemileriyle sağır olduğum günler, sepet örmeyi unuttuğum günler olmadı mı? Ey geceyi ve kahverengi bir düzeni taşıyan ellerim! Yüzümün uğultusuyla şaşırtın beni. O karanlık ormanı… tamamını oku »

Yorgun, İsmet Özel

Ölüler beni serinliğe yakıştıramaz çünkü hiç kimse çıkmaz istemez bu mevsimden dışarı çünkü bitkinliklerini günden saklar ekinler ekinler çocukların rahat uykuları gece ayakları kokan bir adam gibi gelir eşiklere oturmuş aya doğru çocuklar o serin bereket gölgeleri çocuklar yani çocuk… tamamını oku »