Gazel, Yusuf Nâbî

Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz
Biz neşâtın da gamın da rûzgârın görmüşüz

Çok da mağrûr olma kim mey-hâne-i ikbâlde
Biz hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz

Top-ı âh-ı inkisâra pây-dâr olmaz yine
Kişver-i câhın nice sengin hisârın görmüşüz

Bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâli pest
Ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz

Bir hadeng-i cân-güdâz-ı âhdır ser-mâyesi
Biz bu meydânın nice çâbük-süvârın görmüşüz

Bir gün eyler dest-beste pây-gâhı cây-gâh
Bî-aded mağrûr-ı sadr-ı i’tibârın görmüşüz

Kâse-i deryûzeye tebdil olur câm-ı murâd
Biz bu bezmin Nâbiyâ çok bâde-hârın görmüşüz

•  •  •

Biz bu dünya bahçesinin hem son hem ilkbaharını görmüşüz
Neşenin de üzüntünün de zamanını görmüşüz

İkbal meyhanesinde fazla gururlanma
Biz binlerce mağrur sarhoşun sersemliğini görmüşüz

Ah sesinin güllesine dayanmaz yıkılır
İtibar ülkesinde nice yıkılmaz kaleler görmüşüz

Bir vuruşuyla binlerce ikbal evini yok eder
Dert sahiplerinin beddualı gözyaşlarının selini görmüşüz

Can eriten bir ah okuyla yere düşmüştür
Biz bu meydanın nice süvarilerini görmüşüz

Gün gelip eşik önünde el bağlayıp durmuşlardır
Biz başköşede oturup caka satanların nicesini görmüşüz

İçtikleri kadeh dilenci çanağına dönmüştür
Ey Nâbî biz bu mecliste şarap içenleri görmüşüz


Gazel, Yusuf Nâbî – Şiir
Kaynak: Münşeat-ı Nâbî, Yusuf Nâbî, TYEKB Yayınları
Gönderen: Samet Altun, (23.06.18, 22.20)


< önceki eser  •  rastgele  •  sonraki eser >