seçtiğiniz türdeki eserler: anlatı

Altıncı Gezi, Jean-Jacques Rousseau

Otomatik hiçbir davranışımız yoktur ki, iyi aramak koşuluyla, nedenini yüreğimizde bulamayalım. Dün Bievre çayı kıyılarının Gentilly yöresinde ot toplamak için yeni caddeden geçerken, Enfer Kapısı’na yaklaşarak sağdan dolandım. Kırlara doğru uzaklaşarak, Fontainebleau yolundan, ırmağı gören tepelere gittim. Bu yönde gidişimin… tamamını oku »

Beşinci Gezi, Jean-Jacques Rousseau

Yaşadığım yerlerden hiçbiri (pek güzel yerlerde yaşadım!) beni Bienne Gölü’ndeki Saint-Pierre Adası gibi mutlu etmemiş, özlem çektirmemiştir. Neuchatel’de Motte diye tanınan bu küçük adayı İsviçre’de bile az bilirler. Bildiğime göre hiçbir gezgin ondan söz etmiş değildir. Bununla birlikte, pek hoş,… tamamını oku »

Birinci Gezi, Jean-Jacques Rousseau

İşte, yeryüzünde yalnızım; kendimle baş başayım; artık ne kardeşim var, ne benzerim, ne de dostum. İnsanların en seveceni, en cana yakını, bu insanlar arasından söz birliğiyle çıkarıldı. Bunlar, düşmanlıklarını hainliğin son sınırına götürerek, duyarlı ruhuma hangi üzüntünün daha çok dokunabileceğini… tamamını oku »

Dördüncü Gezi, Jean-Jacques Rousseau

Hâlâ ara sıra okuduğum birkaç kitap arasında beni en çok ilgilendiren ve yararlı olanlar, Plutarkhos’un yapıtlarıdır. Çocukluğumda ilk okuduğum odur; yaşlılığımda da son okuyacağım odur; diyebilirim ki, ibret dersi aldığım tek yazardır. Daha önceki gün, onun ahlakla ilgili kitaplarından biri… tamamını oku »

İkinci Gezi, Jean-Jacques Rousseau

Ruhumun her zamanki durumunu tanımlamayı bir ölümlünün düşebileceği en şaşırtıcı durumda tasarlayınca, bu girişimimi başarmanın en kolay, en güvenli yolunu, yalnızca dolaşmalarımı ve dolaşırken kurduğum düşlemleri olduğu gibi yazmakta buldum. Bu yalnızlık ve düşünme saatleri, günün, bütünüyle kendim olduğumu, bana… tamamını oku »

Sekizinci Gezi, Jean-Jacques Rousseau

“İşte yeryüzünde yalnızım; kendimle başbaşayım; artık ne kardeşim var, ne bir benzerim, ne dostum ne de ait olduğum bir toplum. İnsanların en şefkatlisi, en cana yakını, bu insanlar arasından söz birliği ile dışlandı. Bunlar, olanca kinleriyle hassas ruhuma hangi azabın… tamamını oku »

The Wind At Djemila, Albert Camus

There are places where the spirit dies so that a truth may be born which is the spirit’s very negation. When I went to Djemila there was wind and sun but that must wait. What has to be said first… tamamını oku »

Üçüncü Gezi, Jean-Jacques Rousseau

Öğrene öğrene yaşlanıyorum. Solon bu dizeyi, yaşlılığında sık sık yinelerdi. Onun, yaşlılığımda da kendime uygulayabileceğim bir anlamı var; ama yaşamın bana yirmi yılda edindirdiği deneyim ve bilgi, pek üzüntü verici; bilisizliği yeğlerim. Mutsuzluk, kuşkusuz en büyük öğretmendir; ancak bu öğretmen,… tamamını oku »

Yedinci Gezi, Jean-Jacques Rousseau

Uzun düşlemlerimin öyküsü henüz başladığı halde, sonunun da geldiğini duyumsuyorum. Onun yerine geçen ve beni uğraştıran başka bir eğlence var ki, beni düşleme koyulmaktan alıkoyuyor. Buna kendimi çılgınca bir zevkle veriyor ve aldığım zevki düşündükçe kendime gülüyorum; ama, yine o… tamamını oku »

Yedi, Samet Altun*

Bir Bu bir dejavu olsa gerek, ya da ona benzer bir şey. Burda otururken hissettiğim ne eksik ne fazla olan şeyleri, “hatırlıyorum” bir yerden.. Kimseyi yormayacak bir dinginlik hâli ile, kimseyi anmaya niyeti olmayan geçici yalnızlıklara açılan bir kapıdan, gerektiğinde… tamamını oku »