Deli Aynası, Desiderius Erasmus

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Rica ederim, söyleyiniz, insan kendinden nefret ederse, birini sevebilir mi? Kendi kalbi ile barışık olmazsa başkalarıyla iyi geçinebilir mi? Kendi varlığından canı sıkkın ve yorgun ise topluluğa hoşluk getirebilir mi? Bu soruların hepsine evetle cevap vermek için, deliliğin kendinden daha deli olmak lazımdır. Ben toplumdan dışlanırsam, insan, başkalarına katlanmak şöyle dursun, kendi kendine katlanamayacaktır. Kendisiyle herhangi bir ilişkisi olan her şeyden tiksinecek ve şahsı, kendi gözünde bir kin, iğrenme ve nefret konusu olacaktır. Genellikle anadan daha çok üvey ana olan doğa, bütün insanlara, ve özellikle biraz bilgelik sahibi olanlara, ellerinde olana karşı isteksizlik göstermeyi, olmayana hayran olmayı emreden garip bir eğilim vermiştir. Bir uğursuz eğilim, hayatın bütün faydalarını, bütün güzelliklerini, bütün çekiciliklerini bozar; son olarak hayatı da tamamen mahveder. Ölmezlerin insanlara verebildikleri en kıymetli armağana; güzelliğe sahip olan, kendi kendinin hoşuna gitmezse neye yarar? Hüznün yara zehiriyle bozulunca, gençliğin faydaları ne olabilir? Nihayet burada sağ tarafımda gördüğümüz ve çıkarlarıma her yerde gösterdiği bağlılıkla sevgimi kazanmış olan kendine saygının yardımı olmadan, hayatta, yerinde ve istekle yapabileceğiniz (yerinde diyorum, yerinde olmak, sadece sanatların değil hayatın bütün edinimlerinin büyük esasıdır) herhangi genel ya da özel bir edim olur mu?

İnsanın her yaptığından memnun olmasından kendine hayran olmasından daha delice bir şey var mı? İtiraf edin! Ömrünüzde yaptığınız güzel ve hoş ne varsa bunu deliliğe borçlusunuz. Evet, Özsaygı olmayınca, edimlerinizde ne hoşluk, ne güzellik, ne uygunluk kalır. Hayatın bu çekiciliği bir kere mahvolduktan sonra, hatibin nutkunda ateş, müzisyenin sesinde hoşluk, zevzeğin tavır ve hareketlerinde komiklik kalmaz. Şairle ve şairin mısralarıyla alay edilecek, ressamın kendi ve sanatı hor görülecek, hekimin, ilaçlarının ortasında açlık ve sefaletten öldüğü gözlemlenecektir. Sonunda, bir Thersites ünvanılacak, bir Phaon da bir Nestor, zarif bir adam budala, değerli bir insan çocuk, en terbiyeli kavalye de kaba saba biri ünvanılacaktır. Yani, herkesin kendi kendini okşaması, başkalarının alkışına hak iddia etmeden önce adeta kendinden alkışa kavuşması bu kadar gereklidir.

İnsanın, ne ise onu olmaktan mutlu olması, sahip olduklarıyla yetinmesi, saadet değil midir? İşte bu çıkarı size benim aziz Özsaygım sağlar; herkesin, kendi çehresinden, zekâsından, doğuşundan, mevkisinden ahlakından, vatanından memnun olmasını sağlayan odur. Onun sayesinde, İrlandalı kendini kalyandan, Trakyalı Atinalıdan, İskit Saadet Adaları sakinlerinden daha mutlu sanır. Doğanın uzak görüşlü özeninin hayran olunası etkisi! O doğa ki, ölümlülere dağıttığı armağanların sonsuz çeşitliliğine karşı, her bireye verdiği nimetler arasında doğru bir dengeyi korur. Ölümlülerden birinden armağanlarından birkaçını sakınmışsa, ona, karşılık olarak biraz daha fazla Özsaygı verir. Fakat ben, doğa ondan bir şey sakınır demekle ne kadar da deliyim. Ona vereceği en kıymetli armağan özsaygı değil midir? Ama, benim oluşumuna katkı vermediğim bir edim, öğütlenmeye değer olup da varlığını bana borçlu olmayan bir bilim ya da bir fen olmadığını da size kanıtlayacağım.


Deli Aynası, Desiderius Erasmus – Deneme
Kaynak: Deliliğe Övgü, Desiderius Erasmus, İş Bankası Kültür Yayınları
Gönderen: Samet Altun, (28.03.17, 19.28)


< önceki eser  •  rastgele  •  sonraki eser >

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.